Yazı Detayı
24 Mayıs 2021 - Pazartesi 15:03
 
Türkiye'nin En Büyük Kan Kardeşliği
Erhan Gönülbağı
Emekli Jandarma Binbaşı
 
 

 

Özellikle kaç kişi olduğunu, numara vererek yazmadım. İsimleri tek tek okumanız için. Burada isimleri yazan daha 20’li yaşlarda bu vatan için, gerçek bekası için hayatını kaybeden 33 Şehidimiz, 33 Kahramanımız… 24 Mayıs 1993 saat 18:00, Elazığ-Bingöl karayolu. Bingöl’e 10 kilometre Bilaloğlu mevkii. Belli ki, askeri hareketlilik var. Acemi birliğinden usta birliğine giden askerlerimizin, intikali yapılıyor. PKK terör örgütü, tek taraflı kendince eylem yapmama yani ateşkes ilan ettiği bir dönem. Silahlı kuvvetlerimiz de bu halın rehavetine kapılmış durumda, nasıl olsa bir şey olmuyor diye düşünüyor herhalde.

 

 

Malatya KTM (Kabul toplanma Merkezi)’de toplanan ve daha Doğu ve Güney Doğu’ya gidecek olan askerlerimiz. Belli ki güvenlik soruşturmaları yapılmamış, yöre insanından oluşan minibüsçüler ile anlaşmışlar. Yolda herhangi bir güvenlik tedbiri yok. Araçlarda muhafız yok, personel sevkiyatından belli ki kimsenin teröristler hariç haberi yok. Askerlerimiz kişisel eşyaları ve askeri üniformaları valizlerinde sivil olarak, silahsız bir vaziyette bindirildikleri minibüsler ile Elazığ – Bingöl – Muş – Diyarbakır istikametine doğru yola çıkıyorlar. Yolda onları bekleyenden, habersiz ilerliyorlar. Bazı askerlerimizin dikkatini çekiyor, yarım saat ve bir saat arayla 3 kez mola veriliyor. 4 saatlik yoldan sonra minibüsün, sağ arka lastiği patlıyor. Elazığ – Bingöl arasında şoför aracın altına yatıyor. Telsiz ile birilerini arayarak konuşuyor. Belli ki intikalden birilerinin haberi var. Bu güvenlik kuvvetleri değil, şoför orada bulunan çobanda konuşuyor. Askerler hiç bilmedikleri yerlerden geçerken bu detaylar gözlerinden kaçmıyor elbette; yola devam ediliyor.

 

 

İşte bugün 33 kahraman vatan evladının anısına, 33 bayrağın dalgalandığı, Anıtın olduğu yere gelindiğinde, bir grup pkk, terör örgütü mensubu tarafından yolları kesiliyor. Bingöl firmasına ait bir otobüsü ile yolu kapatarak çevriliyorlar ve bütün araçları durduruyorlar. Askerlerimiz olayı fark ettiklerinde önce bir anlam veremiyorlar. Bölgede yaşayan korucu olduğunu düşünüyorlar. Artık çok geçti… Terörist olduğunu anladıklarında şoförün geri dönmelerini söylüyorlar ama nafile şoför devam ediyor. Minibüs, etrafı teröristlerin sardığı çemberin içindedir artık. Sağdan soldan, eli silahlı teröristler çıkmaya başlar. 5-10 derken 150-200 kadar olurlar. Minibüsün kapısı açıldığında kapıda ‘parmaksız zeki kod’ lakaplı terörist belirir, tüm askerlerimizi indirip çantalarına ve eşyalarına el koyarlar. Hemen oracıkta doğulu-batılı ayrımı yaparak, batılı olan askerleri tek sıraya dizerek arazide ilerlemeye başlarlar. Tüm gece boyunca ormanlık ve dağlık alanda ilerledikten sonra, sabaha karşı saat 04:30 sıralarında, askerlerimizi kol kola geçirerek, birbirlerine yaklaştırıyorlar. Gündüz gördükleri çoban da oradadır. Askerlerimizin karşısına dizilen hainler, ellerindeki kalaşnikoflarla seri halde rastgele askerlerimizi tararlar. Kurşunu yiyen yıkılıyor, hainler ise taramaya devam ediyor. Olay yerinde, 1470 boş kovan bulunuyor. Ortalama her askere 50 mermi atıyorlar. Hazin bir manzara sabahının kör karanlığında, sessizliği yırtan tüfek sesi yarım saat sürüyor. Şehit olan, yaralanan askerlere tekrar mermi sıkıyorlar. Hepsini öldürdüklerine kanaat getirdiklerinde, oradan uzaklaşıyorlar.

 

 

Bir gece önce başlayan bu vahim hadiseden henüz kimsenin haberi yoktur. Teröristler gidince orada bulunan 37 askerimizden, 4’ü yaralıdır. Üzerlerine düşen arkadaşlarının altından, yaralı halde zor bela çıkarak, 2 askerimiz önce anayola iner ve araçları durdurmaya çalışırlar. Maalesef kimse almak istemez. Onlarda yolu orada bulunan ağaç dalları ile kapatırlar ve bir kamyoncuyu durdururlar. Asker olduklarını ve en yakın karakola götürmesini isterler. Şoför yol üzerinde olan karakola kadar hızlıca gider. Askerler araçtan iner ve karakola girer. Nöbetçi asker ve karakolda bulunanlar gözlerine inanamazlar. Askerlerin anlattıklarını ağlayarak dinlerler. Hemen Bingöl İl Jandarma’ya haber verirler. Tüm yaşananlardan yeni haberdar olan askerlerimiz ve Türkiye derin bir üzüntüye boğulur. Nasıl olurda bu kadar sorumsuzca hareket edilir... Bölgeye operasyonlar başlatılır. Sözde ateşkes kararını verenler, bunu böyle acımasızca bozmuş olur. Operasyonlar devam eder. Hava destekli yapılan operasyonlarda 10’a yakın terörist öldürülür. Askerlerimizin naaşları kaldırılır. Onlar artık kanları birbirine karışmış, Türkiye’nin en büyük kan kardeşleridir. Ruhunuz şad olsun. Sizi unutmadık, unutmayacağız!

 

 

Son olarak, operasyonlarda yakalanan parmaksız zeki kod. Şemdin Sakık, halen tutuklu. Olay yerinde olmadığını söylese de, içimizde bulunan hainlere malzeme olmuş, Ergenekon Davası’nda gizli tanık yapılarak Türk Silahlı Kuvvetleri yargılanmıştır.

 

26 Mayıs 1993 tarihli Tercüman Gazetesi manşeti..

 
Etiketler: Türkiye'nin, En, Büyük, Kan, Kardeşliği,
Yorumlar
Haber Yazılımı